BLOG

Feng Shui Nedir ?

iremunal
11 Mar
<p>Feng Shui Nedir ?</p>

Feng Shui; potansiyel faydaları Batılılar tarafından 19.yy’ın ortalarında fark edilmeye başlanan, yaklaşık 2000 yıllık bir geçmişi olan, herhangi bir mekanda, insanın dünya ve doğa ile uyumlu ve dengeli bir şekilde yaşayabilmesi için gereken değişiklikleri, düzenlemeleri araştıran bir sistemdir.

Jeoloji, Numeroloji, Matematik, Fizik, Psikoloji ve Sembolizm gibi disiplinlerin birleşmesinden oluşan önemli bir felsefedir.

Hem doğadaki yönleri, matematiksel numeroloji yöntemini kullandığı için bilimsel, renkleri, malzemeleri, dokuları, şekillleri vb kullandığı için de sanatsaldır.

Ölçümlerden ve hesaplamalardan sonra mevcut duruma ve söz konusu alanın kullanım amacına göre yaratıcı alternatif çözümler değerlendirilir.

Feng Shui, Organik mimarlık, çevresel psikoloji ve biyofilik tasarım ile benzer şekilde yaşam alanlarını doğayla yakın ve uyumlu hale getirmenin çözümlerini sunar. Örneğin çevresel psikoloji gibi, Feng Shui de çevre, insan ve binalar arasındaki etkileşimler üzerinde çalışır. Mekanda yaşayan kişinin mutluluğunu sağlamak için bu etkileşimleri doğru anlamaya ve kullanmaya dayalı bir uygulamadır.

Feng Shui bir tasarım kavramı olarak da şehir bölge planlama, mimarlık, iç mimarlık ve peyzaj mimarlığı gibi tasarım meslek disiplinlerini ilgilendiren geniş kapsamlı bir olgudur.

Feng Shui, iç ve dış mekanlarda insan yaşamını etkileyecek olumlu etkenlerin artırılmasını, olumsuz etkenlerinde önlenmesini sağlayan çeşitli yöntemler içerir.

Çevresel faktörlerin fiziksel ve zihinsel sağlığımız üzerindeki etkilerini olumluya döndürecek yöntemleri içerir. Enerjimizi, düşüncelerimizi ve davranışlarımızı etkileyen, etrafımızdaki fiziksel atmosferi iyileştirerek hayat kalitemizin, verimliliğimizin, huzurumuzun artmasına sebep olur.

Modern hayatın baskıladığı kişisel yaşamlara sahip günümüz insanı için, içinde yaşayanları iyi hissettiren mekanlar yaratılmış olur. Profesyonel iç mimari uygulamaları ile somutlaştırılan Feng Shui çalışmalarında, mekanda kişinin hem duygusal hem de fonksiyonel ihtiyaçları maksimum düzeyde karşılanır